Kemankeş Projesi


GELENEKSEL TÜRK OKÇULUĞU; ÜÇ KITADAN BEŞ KITAYA DOĞRU

 

Okçular Vakfı ailesi olarak Türkiye’nin ve Türkçe’nin dünyaya açılan kapısı Yunus Emre Enstitüsü ile “Kemankeş Projesi”ni hayata geçirdik. Güzel dilimiz Türkçe’nin öğretilmesinin yanında Türk Kültür tarihinin önemli bir unsuru olan Geleneksel Türk Okçuluğu’nun öğretilmesi ve yaygınlaştırılması gayesiyle başlattığımız iş birliği sayesinde; 24 ülkede açtığımız kurslarla binlerce sporcuyu yetiştirildi. Bu sayede Türk Kültürüne olan merakın ve ilginin artmasını sağlandı. Bu bağlamda; Yunus Emre Enstitüsü iş birliğinde dünyanın farklı başkentlerinde sayın Cumhurbaşkanımızın da katılımlarıyla ‘Kemankeş Türk Okçuluğu’, ‘Minyatürlerle Osmanlı Dönemi Türk Okçuluğu’, ‘Türk-İslam Medeniyetinde Okçuluk Mirası’ gibi farklı içerikte sergiler açıldı. Bu sayede hem kemankeş adayları hem yabancı misafirler bu sporun kültürel arka planına da vakıf oldular. Yunus Emre Enstitüsü’nde 24 ülkedeki Geleneksel Türk Okçuluğu şampiyonlarıyla İstanbul’da Kemankeş Turnuvası düzenlendi. 

 

Şimdiye değin 2 binin üzerinde kursiyer sayısına ulaşarak Türk okçuluğunu geniş bir kitleye ulaştıran ve dünya ölçeğinde tanıtan bu proje aynı zamanda yeni teşebbüsleri de bünyesinde barındırmaktadır. Nitekim bu proje vesilesi ile Uluslararası Idrissi Okullarında 2018-2019 ile 2019-2020 eğitim-öğretim yıllarında yaklaşık 200 lise öğrencisi Türk Okçuluğunu seçmeli ders olarak almıştır. Proje kapsamında ziyaret edilen ülkelerde Geleneksel Türk Okçuluğu ile alakalı sergiler, konferans & söyleşiler, atıcılık yarışmalarıyla birlikte şehir merkezlerinde tanıtım faaliyetleri gerçekleştirildi. Proje ile Türk dili, kültürü ve tarihi de tanıtılmakta, bu bağlamda ‘Kemankeş Türk Okçuluğu’, ‘Minyatürlerle Osmanlı Dönemi Türk Okçuluğu’, ‘Türk-İslam Medeniyetinde Okçuluk Mirası’ sergileri okçuluğu talim eden kemankeş adaylarının bu sporun kültürel arka planına da aşina olmalarını sağlamaktadır. Yoğun ve disiplinli çalışmaların neticesinde ekilen tohumların fidanı olarak; Geleneksel Türk Okçuluğu “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine girdi. Ülkemizin UNESCO listesine kaydetmeyi başardığı 11. Somut Olmayan Kültürel Mirası olurken dünyada “Geleneksel Okçuluk” temalı ilk Somut Olmayan Kültürel Miras unvanını da kazanıldı.

 

Tarih boyunca savaşlarda kullanılan dünyanın en kadim ve en uzun süreli savaş aleti olan Ok ve Yaya yeni bir anlam kazandırdık. Sporun birleştirici gücüyle Fair-play başta olmak üzere, nezaketi, paylaşmayı, dostluğu ve daha birçok değeri Geleneksel Türk Okçuluğu sayesinde öğütlemeye ve geleceğe umutla bakmaya çalıştık. 2020 yılında projemizi 6 ülke daha genişleterek 30 ülkede faaliyet göstermeye çalışacağız. Yunus Emre Enstitüsü ve Okçular Vakfı ailesi olarak, daha önce yaptıklarımızın bir adım daha ileriye taşıyarak; atölye çalışmalarıyla Geleneksel Türk Okçuluğu ve el sanatlarını sergileme, tanıtma ve uygulama faaliyetlerini hayata geçireceğiz. Köklü ve insan odaklı düşünen, barışçıl kültürümüzün eskiden olduğu gibi gönülleri fethetmesine vesile olmak için Yunus Emre Enstitüsü ile birlikte kültürümüzü tanıtmaya devam edeceğiz.