Fethizade Seyyid Mustafa Efendi'nin 18. yüzyıl sonlarında kaleme aldığı bu risale, Osmanlı dönemi Türk okçuluğunun kültürel, sosyal ve kurumsal yönlerine ışık tutan eşsiz bir kaynaktır. Okçular Tekkesi'nin gündelik işleyişini, okçuluk yarışmalarını ve dönemin önemli okçularını detaylı bir şekilde ele alan eser, yazarın şeyhlik deneyimleriyle zenginleşmiş benzersiz bir perspektif sunar. Özellikle menzil taşı dikebilen okçuların yanı sıra, tekkeye ok atmaya gelen meraklıları da anlatarak okçuluk kültürünü geniş bir yelpazede yansıtır. İlk baskısının kısa sürede tükenmesinin ardından yeniden basılan bu eser, geleneksel Türk okçuluğuna ilgi duyanlar için temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Seyyid Mustafa Efendi'nin risalesi, sadece okçuluk tekniklerini değil, aynı zamanda dönemin toplumsal yaşamına dair önemli ipuçları da barındırır. Eserde, padişahlardan devlet ricaline, esnaftan ilmiye sınıfına kadar birçok kesimden okçunun hayat hikâyeleri ve başarıları aktarılır. Ayrıca, Sultan III. Selim gibi okçuluğa meraklı bir padişahın tekkeye olan ilgisi ve destekleri de detaylarıyla anlatılır. Bu yönüyle risale, Osmanlı'nın son dönemlerindeki okçuluk geleneğinin canlı bir panoramasını çizer. Türkçe-İngilizce olarak yayımlanan bu çalışma, hem yerel hem de uluslararası okuyuculara hitap ederek kültürel mirasın korunmasına katkı sağlamaktadır.
Written by Fethizade Seyyid Mustafa Efendi in the late 18th century, this treatise offers a unique perspective on Ottoman-era Turkish archery, shedding light on its cultural, social, and institutional dimensions. The work vividly details the daily operations of the Archers' Lodge (Okçular Tekkesi), archery competitions, and the lives of prominent archers of the time. By documenting not only those who set distance stones (menzil taşı) but also enthusiasts who frequented the lodge, the author—himself a former lodge sheikh—presents a comprehensive view of archery culture. Following the rapid sale of its first edition in 2022, this revised and bilingual (Turkish-English) reprint serves as an essential reference for enthusiasts and scholars of traditional Turkish archery, while correcting earlier errors and enriching the global literature on the subject.
The manuscript transcends technical accounts of archery, weaving in rich biographical and societal narratives. It chronicles archers from diverse backgrounds—sultans, statesmen, scholars, artisans, and unnamed enthusiasts—reflecting the practice’s widespread appeal. A notable focus is Sultan Selim III, whose patronage and personal passion for archery revitalized the lodge during his reign. Through anecdotes and historical records, the book paints a vivid panorama of Ottoman archery in its twilight years, emphasizing its cultural significance. Published bilingually, this work bridges historical scholarship with modern readership, contributing to the preservation of a fading heritage while inviting global audiences to explore Turkey’s martial and artistic traditions.









