Türk okçuluğu, 17. yüzyıldan itibaren askeri bir gereklilikten ziyade sportif ve manevi bir uğraşıya dönüşerek derin bir kültürel miras haline gelmiştir. Sultan III. Selim ve Sultan II. Mahmud gibi hükümdarların şahsi ilgileriyle Cumhuriyet’e aktarılan bu kadim gelenek, Okmeydanı ve Okçular Tekkesi’nin ihyasıyla daima iç içe düşünülmüştür. Bu eser, Osmanlı döneminin kültürel ve teknik birikiminin Cumhuriyet Türkiyesi’ndeki modern okçuluk politikalarına nasıl yön verdiğini ve geleneksel okçuluktan beynelmilel standartlardaki spor disiplinine geçişin tarihsel duraklarını bir bütün olarak ele almaktadır.









